GÖKKUŞAĞI RENKLERİ
“Biz kendimize bir amaç belirleyerek hedeflerimize Ulaşmaya çalışıyoruz. Bizim amacımız okula serbest kıyafetle gelebilmektir. ‘Gökkuşağı Renkleri’ bizim serbest kıyafetle ilgili çalışmamızı destekleyen ismimizdir. Adımızı gökkuşağı renkleri koymamızın sebebi, kıyafetlerimizin rengârenk olmasını istememizin nedeni, tek tip formadan vazgeçip rengârenk giyinmek istememizdir.”
Yukarıdaki yazı Galatasaray İlköğretim okulundaki bir grup 5. sınıf öğrencisinin amaçlarına ulaşmak için hazırladıkları el ilanının metnidir. Bu öğrenciler amaçları doğrultusunda bir araya gelmişler ve Bilgi Üniversitesinde öğrenci olan Ferhat ağabeylerinin de katkısıyla kendilerini rahatsız eden ya da olmasını istedikleri meseleler hakkında eylemler yapma ve başta söyledikleri gibi kendilerine belirledikleri amaçlarına bu eylemlerle ulaşma çabası içine girmişler. Duyduğumda beni çok heyecanlandıran bu
Çocukların 25 Şubat Çarşamba günü kendi okullarında sunuşları vardı. Amaçları doğrultusunda yaptıkları işleri ve bu zamana kadar elde ettiklerini hem kendi yaşıtlarıyla, okul arkadaşlarıyla, hem de çevrelerindekilerle paylaşmak istiyorlarmış. Ferhat arkadaşımın daveti ile yanıma bir arkadaşımı da alarak büyük bir merakla bu sunuşu dinlemeye gittim. Okula girdiğimizde gerçekten güzel bir ortam vardı. Çocuklar sunuş yapacakları için heyecandan etrafta koşuşturup son hazırlıklarını yapıyorlardı. Dışarıdan gelen beş-altı konukla birlikte önce öğretmenler odasına sonra da sunuşun yapılacağı yemekhaneye geçtik. Sunuş başladı, öğrenciler sırayla sahneye çıktılar. Sunuşu izlerken bilmediğim ama sezdiğim garip bir mesele vardı ve Ferhat birileri ile konuşuyordu. Sonra yanımıza gelip durumu açıklamaya başladı. Okul öğretmenleri ve müdürü benim ve arkadaşımın orada bulunmamızdan rahatsız olmuşlar ve “prensipleri gereği” bizim okuldan çıkmamız gerekiyormuş. Sorun olan kıyafetimizdi. Başımızdaki başörtüsü onların “prensipleri” ile çatışıyordu ve kabul edilemez bir şeydi. Bizim orada ne özel ne de resmi hiçbir görevimiz yoktu. Sadece sunuşu izlemek için oradaydık ama konuk olarak bile yeterince huzurlarını kaçırmıştık. Son olarak müdüre hanım Ferhat’tan bizi dışarı çıkarmasını istemişti. Bu benim hayatımda karşılaştığım ilk olay değildi elbette. Fakat bu olayı özel yapan ve hiç unutmayacağım çok önemli bir şey vardı. Biz hemen salonu terk etmek için toparlanıp çıkarken sunuş devam ediyordu. Çocuklar “gökkuşağı renkleri” diyorlardı; “biz gökkuşağının renkleriyiz. Okula serbest kıyafetle gelmek istiyoruz. Bizi tek tipleştiren formalarımızı istemiyoruz.” Gökkuşağı renksiz olmaz. Her renk olmalı, herkesin rengi farklıdır. Ve sunuş devam etti, biz dışarı çıktık, birileri mutlu oldu ama ne için bilmiyorum. Sadece o zaman anladım ki biz gökkuşağının istenmeyen rengiydik ama gökkuşağı olması için her renk gerekliydi. Şimdi onların da bizim de gökkuşağımız tam değil.
Neslihan Akbulut 2004
Menu
AKDER Hesap Numarası
Türkiye İŞ Bankası-YTL,
Fındıkzade Şubesi
4543-10680866610








