1. Menu
  2. Content
  3. Footer>

Faaliyetler

  • Previous
  • Next
  • Stop
  • Play

Ocak 2010

08 Ocak 2010

8b

Gazze'ye Özgürlük Yürüyüşü

Şubat 2010

26-02-2010

26k

“28 Şubat 1000 Yıl Süremez” mi diyorsunuz?: Öyleyse kaldırın başörtüsü yasaklarını!” başlıklı basın açıklaması Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

 


Mart 2010

8 Mart 2010

8k

 

  AKDER Genel Sekreteri Neslihan Akbulut AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen “Uluslar arası Kadın Hakları Zirvesi”ne katıldı.

Nisan 2010

17_Nisan_2010_iin_fotok

 Hukukçular derneği,Türkiye’den 20 ismin bulunduğu Dünya’nın en etkili 500 Müslüman listesine giren Türkiye’deki üç kadından biri olan başkan yardımcımız Av. Fatma Benli’ye “Kararlılık Ödülü” verdi.

 

 

Mayıs 2010

28 Mayıs 2010

National Democratic Institute for International Affairs Türkiye Ofisi,  Amerikan Demokratik Parti Eski Başkanı Howard B. Dean’in katılımıyla “Geleceği Şekillendirecek Siyasi ve Sivil Toplum Liderlik Anlayışı” konulu akşam yemeği düzenledi.  Yemeğe iştirak eden  başkan yardımcımız, eski valiye başörtüsü yasağının kadın hakları ile ilgili görüşlerini ifade etti. Kendisine AKDER istatistikler raporu ve broşürler takdim etti.

 

Haziran 2010

11 Haziran 2010

Fransız Gazeteci Nicholas Birch, 28 şubat süreci ile ilgili yazdığı kitap için, sürecin neden olduğu kendi yaşam deneyimleri öğrenmek üzere  başkan yardımcımızla görüştü. Kendisine AKDER raporları ile 1997 sonrası başörtüsü yasak kronolojileri verildi.

Temmuz 2009

5 Temmuz 2009

AKDER gönüllüleri AKDER’in geleneksel pikniğinde buluştu.

Ağustos 2009

5 ağustos 2009

Zaman Gazetesi İstanbul barosu başkanının “eşitlik eşit insanlar arasında olur” ifadesi hakkında başkan yardımcımızdan görüş aldı.

Eylül 2009

16 Eylül 2009

AKDER gönüllülerinin geniş katılımı ile Topkapı tesislerinde AKDER iftarı gerçekleştirildi. Dernek başkanımız Dr Refia Kızılhan’ın dernek..

Ekim 2009

28 Ekim 2009
ABD de gerçekleşen “dinler arası karalama” “Defamation of Religion” toplantısına üyemiz İclal Gedik AKDER’i temsilen katıldı

 

Kasım 2009

23 Kasım 20092k

STK temsilcilerinden AKDER'e ziyaret.

 

Aralık 2009

04 Aralık 2009

4k

TBMM Kadın Ekek Fırsat Eşitliği Komisyonu




GÖKKUŞAĞI RENKLERİ

“Biz kendimize bir amaç belirleyerek hedeflerimize Ulaşmaya çalışıyoruz. Bizim amacımız okula serbest kıyafetle gelebilmektir. ‘Gökkuşağı Renkleri’ bizim serbest kıyafetle ilgili çalışmamızı destekleyen ismimizdir. Adımızı gökkuşağı renkleri koymamızın sebebi, kıyafetlerimizin rengârenk olmasını istememizin nedeni, tek tip formadan vazgeçip rengârenk giyinmek istememizdir.”
Yukarıdaki yazı Galatasaray İlköğretim okulundaki bir grup 5. sınıf öğrencisinin amaçlarına ulaşmak için hazırladıkları el ilanının metnidir. Bu öğrenciler amaçları doğrultusunda bir araya gelmişler ve Bilgi Üniversitesinde öğrenci olan Ferhat ağabeylerinin de katkısıyla kendilerini rahatsız eden ya da olmasını istedikleri meseleler hakkında eylemler yapma ve başta söyledikleri gibi kendilerine belirledikleri amaçlarına bu eylemlerle ulaşma çabası içine girmişler. Duyduğumda beni çok heyecanlandıran bu
Çocukların 25 Şubat Çarşamba günü kendi okullarında sunuşları vardı. Amaçları doğrultusunda yaptıkları işleri ve bu zamana kadar elde ettiklerini hem kendi yaşıtlarıyla, okul arkadaşlarıyla, hem de çevrelerindekilerle paylaşmak istiyorlarmış. Ferhat arkadaşımın daveti ile yanıma bir arkadaşımı da alarak büyük bir merakla bu sunuşu dinlemeye gittim. Okula girdiğimizde gerçekten güzel bir ortam vardı. Çocuklar sunuş yapacakları için heyecandan etrafta koşuşturup son hazırlıklarını yapıyorlardı. Dışarıdan gelen beş-altı konukla birlikte önce öğretmenler odasına sonra da sunuşun yapılacağı yemekhaneye geçtik. Sunuş başladı, öğrenciler sırayla sahneye çıktılar. Sunuşu izlerken bilmediğim ama sezdiğim garip bir mesele vardı ve Ferhat birileri ile konuşuyordu. Sonra yanımıza gelip durumu açıklamaya başladı. Okul öğretmenleri ve müdürü benim ve arkadaşımın orada bulunmamızdan rahatsız olmuşlar ve “prensipleri gereği” bizim okuldan çıkmamız gerekiyormuş. Sorun olan kıyafetimizdi. Başımızdaki başörtüsü onların “prensipleri” ile çatışıyordu ve kabul edilemez bir şeydi. Bizim orada ne özel ne de resmi hiçbir görevimiz yoktu. Sadece sunuşu izlemek için oradaydık ama konuk olarak bile yeterince huzurlarını kaçırmıştık. Son olarak müdüre hanım Ferhat’tan bizi dışarı çıkarmasını istemişti. Bu benim hayatımda karşılaştığım ilk olay değildi elbette. Fakat bu olayı özel yapan ve hiç unutmayacağım çok önemli bir şey vardı. Biz hemen salonu terk etmek için toparlanıp çıkarken sunuş devam ediyordu. Çocuklar “gökkuşağı renkleri” diyorlardı; “biz gökkuşağının renkleriyiz. Okula serbest kıyafetle gelmek istiyoruz. Bizi tek tipleştiren formalarımızı istemiyoruz.” Gökkuşağı renksiz olmaz. Her renk olmalı, herkesin rengi farklıdır. Ve sunuş devam etti, biz dışarı çıktık, birileri mutlu oldu ama ne için bilmiyorum. Sadece o zaman anladım ki biz gökkuşağının istenmeyen rengiydik ama gökkuşağı olması için her renk gerekliydi. Şimdi onların da bizim de gökkuşağımız tam değil.

Neslihan Akbulut 2004