BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ YIKICI SONUÇLARI YANILTAN YÜZDE HESAPLARI İLE ÖRTÜLEMEZ!
0
comment
387

kez okundu..


BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ YIKICI SONUÇLARI YANILTAN YÜZDE HESAPLARI İLE ÖRTÜLEMEZ!


Başörtüsü yasakları yüzünden yaşanan temel hak ihlallerini konuşurken ortaya atılan en
vicdan ve mantık dışı argüman başörtüsü yasağının kadınların %1’inin sorunu olduğudur. Bu
argümanı bugün bir defa daha köşesine taşıyan Radikal Gazetesi yazarlarından Sayın Binnaz
Toprak da buradan yola çıkarak kadınların eğitim almalarının ya da çalışmalarının önündeki
en büyük engellerden birinin başörtüsü yasakları olmadığına karar vermiştir. Evet, bugün on
yıllar sonra istatistikî duruma bakarsak başörtüsü yasakları kadınların çalışmasına ya da
eğitim almasına pek fazla engel olmuyor gibi gözüküyor. Başörtülü kadınlar var oldukları pek
çok kamu ya da özel kurum önünde başörtülerini çıkararak içeri girebildikleri sürece de
yasağın etkileri istatistiklere böyle yansımaya devam edebilir. Çünkü onlar yasağın görünmez
mağdurları olarak kalmaya devam edeceklerdir…

Eğer bir ülkede kadın nüfusunun % 70’i başını örtüyorsa,

Aynı ülkede iş ve eğitim alanında uygulanan katı bir başörtüsü yasağı varsa,

Yapılan araştırmalarda kadınların “sadece” %1’i yasak nedeniyle okuyamadıklarını ya da
çalışamadıklarını söylüyorsa,

Tüm bu saydıklarımızı alt alta topladığımızda varabileceğimiz tek mantıklı sonuç o ülkedeki
kadınların başlarını açarak okudukları ya da çalıştıkları olabilir. Sadece %1 dile gelen kısma
bakıp da geri kalanının başörtüsü yasağından etkilenmediğini söylemek ise en iyi ihtimalle
gerçek durumla yüzleşememenin bir sonucu olabilir.

Hiçbir insan hakkı ihlalinde kaç kişinin bu ihlale uğradığına bakılmaz. Bu hem etik değildirhem de asıl mesele değildir. Önemli olan o ihlalden dolayı birilerinin mağduriyet yaşamasıdır.
Ve unutmamak gerekir ki yaşanan her bir mağduriyet göze gözükmese de, ele alınmasa da,
çözüme ulaştırılmadığı sürece toplumu vicdanen sakatlamaya devam edecektir.

Buna rağmen “başörtüsü yasağı kadınların %1’inin sorunudur” diyerek bu ihlali
küçümseyenler sayıları bu kadar önemsiyorlarsa gelin, bir araştırma daha yapalım. Öncelikle
başını örten %70 kadın nüfusunu bir kenara bırakarak kaç kadının okuluna ya da işine
giderken bir kurum önünde başını açmak zorunda bırakıldığını tespit edelim. Sonra bu
kadınların o kurumlardan çıkarken neden başlarını tekrar örttüklerini soralım. Ve devam
edelim… Acaba kaç kadın bu aç-ört baskısını kendi tercihi olarak yaşıyor? Bu uygulamanın
kadınlar üzerinde nasıl bir sosyal, psikolojik, fiziksel ya da vicdani sonuçlar doğurduğunu
araştırmamıza ekleyelim. (Aslında buraya kadar saydığımız noktalar Birleşmiş Milletlerin
Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Komisyonu’nun –CEDAW-Türkiye
Devleti’ne 2010 yılı oturumunda önümüzdeki dört yıl içinde gerçekleştirilmek üzere verdiği
ödevlerin ta kendisidir.) Eğer vicdanımız dahasına el verirse yasağın başörtüsü kullanmayan
kadınlar ya da erkekler üzerindeki etkilerine de bakarak araştırmaya devam edebiliriz.

Bu araştırma çağrısı halen başörtüsü yasağının etkileri üzerine şüphe ve merakı olan herkese
AKDER’in açık bir davetidir.

Adres : Millet Cd. N: 21/1 Hale Apt. K: 5 D: 7 Aksaray / İstanbul
Tel: 0 (212) 529 04 56 Faks/Tel : 0 (212) 589 85 85 E-posta: akderdernegi@yahoo.com Web : www.ak-der.org



 

2/22/2011 tarihinde yazıldı..
Akder

Name
Comments
Kalan karatkter sayısı : 500
Submit my comment

 Home | Authors| Guest Book| Request Form | Contact 

 AKDER | Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği | www.ak-der.org | All Rights Reserved.
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması
 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.