ANKARA’DAN BİR BAĞIMSIZ VEKİL ADAYI: AYNUR BAYRAM
0
comment
183

kez okundu..

2011 seçimlerinde aslında çok güzel bir ortam yakalanmıştı. Başörtüsünün önündeki engellerin kalkması için meclisin kapısı aralanabilecek ve yıllardır aslında olmayan fakat uygulamada başörtülü dindar olarak hayatın tüm alanlarında olmak isteyen kadınların önündeki engeller kalkacak diye bir hisse kapılmıştık. Özellikle ana muhalefet partisinin sözleri de bunu doğruluyordu. ‘Başörtülü aday yoksa oy da yok’ inisiyatifi de tam böyle bir zamanda tüm seçime girecek olan partilere bu doğrultuda bir mesaj verdi. Ben de o dönemde İstanbul’daydım. Çıkışını ve mesajını olumlu bulduğum bu oluşumun altına imzamı attım.

Yıllardır başörtülü kızların okumak için verdikleri onurlu mücadelelerinde, çözüm üretmekten çok, sorunu görmezden gelip, hatta okuyup da ne olacaksınız diye basit ve kolay yoldan, mağdurları avutucu, geçici (evlenme, peruk, şapka takma vb.) çözümlerle hep ertelendi. 2011 seçimlerinde ise partiler mutlaka başörtülü aday gösterebileceklerdi. Bir çoğumuzun fikri bütün partilerin hatta bazı partilerin hemen her ilden ve seçilebilecek sıralardan  başörtülü aday mutlaka koyacakları yönündeydi… Hatta bu sayede barajı bile aşabileceklerdi. ÇÜNKÜ KADIN SEÇMEN SAYISI DA NEREDEYSE ERKEK SEÇMEN SAYISINDAN DAHA FAZLA İDİ. Bu durumda aday gösterilecek olan başörtülü vekillerin seçilememe diye bir sorunları olamazdı. Fakat partilerin, başörtülü milletvekili adaylığını pek dikkate almamaları, böyle bir talebin de birkaç kadının (veya feminist kadının) isteğinden başka bir şey olmadığı, hatta ‘başörtülü aday olacaksa onun zamanı geldiğinde zaten biz koyarız’ gibi kadının fikrini, kararını, hassasiyetlerini bir anlamda hiçe sayan görüşlerin ortaya atılması, söylenmesi kabul edilir şeyler değildi. Belki yıllarca mücadele edilmişti fakat bu mücadele eğitim ve çalışma alanında edilmiş, aynı zamanda örgütsüz ve bireysel düzeyde kalmış bir mücadeleydi. Konu milletvekilliği olunca herkes topu birbirine atıyordu. Partilerin bu konuda olumlu bir adım atmayacakları belli olunca bağımsız aday konusu gündeme geldi.

 

Şahsen ben de daha önce 1995’te Refah partisinden aday adayı, 1999’de BBP’den Ankara 2. bölge milletvekili adayı olarak seçimlere girmiştim. O dönemlerde hem daha aktif, hem de daha sağlıklı idim. Bir de ilk adaylığımız neredeyse bu alanda kadınların önündeki engellerin kalkması için atılan ilk adımlardı. Fakat şimdiki gibi basının gündeme getirmesi, tartışmaya açılması gibi şeyler söz konusu bile değildi. Özellikle bazı büyük cemaatlerden gelen “Kadından lider olmaz” “Başlarına kadını getiren milletler helak olmuştur” gibi mevzu hadislerle kadın aday gösterecek olan partilerin desteklenmeyeceği gibi sözler karşısında zaten adaylıklar dikkate alınmadı. Bir sonraki seçimlerde ise baraj sorunundan dolayı yine kadın aday hayali suya düşmüştü. Bu seçimlerde ise bu hayalin gerçekleşme ihtimali vardı.
İşte böylesi bir ortamda neredeyse bir tek bağımsız adayın bile çıkmadığı bir ortamda birden Aynur Bayram’ın Ankara 2. bölgeden aday olduğunu duyduk. İlk işim onu tanımak oldu ve telefonla yaptığımız ilk görüşme sonrası randevulaştık. Aynur’un da ilk programı kadın STK’larını tanımakmış zaten. Bu vesile ile tanıştık. Çok şükür bir adayımız oldu, hem de benim oy kullanacağım bölgedendi. Onun için bize çok iş düşüyordu. Bir de “Başörtülü aday yoksa oy da yok” inisiyatifinin içinde olmam hasebiyle sözümüzde durmalıydık.

Aynur’u görür görmez O’nda kendimden çok şey buldum. Cesur, dinamik, hareketli, kendine güvenen, enerji dolu, kıpır kıpır, üstelik başörtüsü mağduriyetini hayatının her alanında yaşamış, meclise bu sebepten alınmamış, sarı basın kartlı genç bir muhabir… Daha ne olsun. Yapılacak tek şey artık O’nu sonuna kadar desteklemek ve meclise göndermekti. Çünkü bugüne kadar sorunumuz mevcut partilerin başörtülü aday göstermemeleri veya bu konuda yüreklice adımların atılmayışıydı. Şimdi ise tüm engeller aşılmıştı ve resmen bir başörtülü adayımız vardı.  Hepimizin ilk işi elimizden geldiğince imkânlarımızı seferber etmek oldu. Fakat önümüze çıkan en büyük engel “oylarımızı bölmeyelim” algısıydı. Allah aşkına ne oy bölmesi? 81 ilden sadece birinde ve bir bölgede bir tek başörtülü aday için düşünülen şeye bakın.

Oysa sadece Ankara 2. bölge değil, tüm Türkiye’nin seferber olması ve bir başörtülü adayı meclise göndermesi gerekiyordu. Bunun için e-mailler, mesajlar paylaştık fakat demek ki dikkate alınmadı. Yani ‘meclise girecek de ne olacak’ zihniyeti ağır bastı.

Seçim çalışmaları boyunca hiç ümitsiz olmadık. Sokaklarda, çarşı, pazar ziyaretlerinde çok olumlu, umutlandırıcı, teşvik edici desteklerle sıklıkla karşılaştık. Beni en çok üzen ise tepkilerin çoğunun başörtülü kadınlardan gelmesi oldu. Gerekçe de az önce söylediğimiz gibi “oyları bölmeyelim” daha da vahimi “CHP’ye mi çalışıyorsunuz” sorusu oldu. Hatta dernek üyelerinin telefonlarına gönderdiğimiz ilk SMS’lerden sonra bazıları “hani siyasetle işimiz yok diyordunuz, oysa açık açık oy istiyorsunuz” diye tepki gösterdiler. Biz ise açıklayıcı bir şekilde başörtülü vekile ve onların desteklerine olan ihtiyacı anlatmaya çalışıyorduk. Sonuçta Aynur Bayram Ankara 2. Bölgeden seçilemedi.
Şahsen ben sonucun böyle olacağını asla tahmin etmemiştim. Bizim yıllardır üzerinde durduğumuz, mücadelesini verdiğimiz bir sorunun çözümüne halkın bu kadar duyarsız olmasına hala bir anlam vermiş değilim. Şunu da öğrenmiş olduk ki, bu işler yani seçim çalışmaları çok daha fazla ekip çalışması ve mali destek gerektiriyor. Aylar, belki de yıllar öncesi çalışmalara başlamak gerekiyor. Mesela en büyük eksiğimiz yüzlerce seçim sandığını denetleyecek gönüllü müşahidimiz olmayışıydı. Maalesef bu seçimlerde böyle bir ekibi oluşturamadık. Hepimiz olaya amatör ruhla yaklaştık. Müşahitler illa ikinci bölgeden olacak diye bir kural yoktu. Aynı zamanda gönüllülerin ve müşahitlerin kadın olması diye de bir zorunluluk yoktu. Yine de ekibi tamamlayamadık.

Bana göre Aynur Bayram seçilemese bile alınan sonuç tek kelimeyle mükemmel. “Binlerce oyum olsa birini bile vermem” diyenlere karşı, “seçilip de ne yapacaksınız” diyenlere karşı, “oyları bölmeyelim” diyenlere karşı, bırakın profesyoneli amatör bile denilmeyecek kadar az bir ekiple verilen onurlu bir mücadeleydi bizlerin yaptığı. 5-6 araçla oluşturduğumuz seçim konvoyunda kendimizi öyle güçlü hissediyorduk ki değil başörtüsü sorununu Türkiye’nin hatta dünyanın pek çok sorununu çözecek güçteydik. Alınan oy oranını da Türkiye çapında seçime girmiş olsaydık ve öyle hesap edecek olursak inanın oy sayımız milyonları bulurdu. Bir de bu oylar koca korkusu, baba baskısı, parmak basma gibi emanet, ipotek ve menfaatlere dayanan oylar değil. Her oy tamamen özgür iradeyle bilinçli bir şekilde verilmiş oylar olunca değeri kat be kat artıyor.

Öyle umuyoruz ki,  bir dahaki seçimlere hazırlıklı, bilinçli, maddi ve manevi donanımlı bir ekiple katılabiliriz. Duamız bir dahaki seçimlerde bütün T.C. vatandaşları gibi seçme hakkımızı kullandığımız gibi, seçilme hakkımızı da engelsiz bir şekilde kullanabilmek… Hem de tüm partilerin kapıları başörtülülere de açılmış olarak. Aynı zamanda biz Ankara 2. bölge olarak adayımızı şimdiden belirledik. Aynur Bayram aynı şekilde gelecek seçimlerde de adayımız olacak. Bu seçim bizim için safların ayrıldığı bu olaya yani yıllardır “kanayan yara” dediğimiz başörtüsü sorununa bakış açımızı da ortaya koymuş oldu.    

Özden Zehra Sönmez

İLK-DER BAŞKANI

 

  
Aynur Bayram Kimdir?

1980 yılında Bursa’da dünyaya geldi. 1991 yılında ilköğrenimini tamamlayan Aynur BAYRAM, Yatılı Kuran Kursunda Kuran eğitim aldı. Başörtüsü yasağı sebebiyle eğitim hayatına devam edemeyen Bayram, 28 Şubat mağduriyetinden dolayı eğitimine ancak 19 yaşında Açık Öğretim yoluyla devam edebildi. 2007 Senesinde Niğde Üniversitesi Radyo TV bölümünden mezun oldu. Halen Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde eğitimine devam etmektedir. Ayrıca mesleğini Ankara İl Gazetesinde sürdürmektedir ve www.haberevet.com sitesinde ise köşe yazarlığı yapmaktadır. Çocukluk hayali olan gazetecilik mesleğinde TRT, Yeni Şafak, Dost TV gibi pek çok ulusal medya kuruluşunda foto-Muhabirliği ve Program yapımcılığı yaptı. Aynur BAYRAM, sarı basın kartı sahibi olmasına rağmen Meclis'te muhabirlik yapmasına izin verilmemesiyle başlayan süreçte, okurlarının yüreklendirmesiyle 12 Haziran 2011 seçimlerinde Ankara 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı oldu. Bölgesinden bağımsız adaylık için gerekli olan 70.000 oy barajını aşamadı. Seçim değerlendirmesi olarak yaptığı basın açıklamasını yasaksız Türkiye'yi inşa etmek için çalışmaya, görülmez tel örgüler içine hapsolmuş insanların derdini sahiplenmeye devam edeceği sözünü vererek bitirdi.          

 

NOT: Yazı AKDER Bülten 14. sayısından alınmıştır.

12/3/2011 tarihinde yazıldı..

Name
Comments
Kalan karatkter sayısı : 500
Submit my comment

 Home | Authors| Guest Book| Request Form | Contact 

 AKDER | Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği | www.ak-der.org | All Rights Reserved.
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması
 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.