ANAYASA MAHKEMESİ PARLEMENTODAN ÜSTÜN MÜ?!
Hukuk devleti, hukuka bağlı devlet, hukukun üstünlüğüne inanmış ve uygulayan devlettir.
Eğer Anayasa Mahkemesi konu başörtüsü olduğunda Anayasa ve hukuku bir kenara bırakma
yetkisini kendisinde görüyprsa, o zaman Anayasa da yer alan “Türkiye bir hukuk devletidir”
ibaresinin iptaline de karar vermelidir.
Anayasa Mahkemesi!’in “görev ve yetkilerini” düzenleyen Anayasa maddesi açıktır.
Anayasa’da geçen, Anayasa Mahkemesi Anayasa değişikliğini “sadece şekil yönünden”
inceler ve denetler. Şekil bakımında denetleme “teklif ve oylama çoğunluğu ile ivedilikle
görüşülüp görüşülememe ile sınırlıdır” cümleleri ilk okul çağındaki bir çocuğun
anlayabileceği düzeydedir.
Bu kadar açık bir hükmün Anayasa Mahkemesince hiçe sayılması, Mahkemenin kendisini
Anayasa ile dahi bağlı görmediğini, ideolojik görüşlerini her şeyin üstünde tuttuğunu
göstermiştir. Yargının bu derecesi siyasallaştığı bir ortamda artık hukuk ve haklardan
bahsetmeye imkân yoktur.
Anayasa Mahkemesi kendini egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi milletin yetki verdiği
parlamentodan üstün görmekte ve insanların en temel hakları ile ilgili karar alabileceği iddia
edilmektedir. Bu durumda halkın hiçbir yetkisi olmayan milletvekillerini seçmesinin de
pratikte bir önemi yoktur. YAPILMASI GEREKEN TEK ŞEY, YARGIÇLARIN HALK
TARAFINDAN SEÇİLMESİ VE TÜRKİYE’NİN YARGIÇLAR DEVLETİ HALİNE
GETİRİLDİĞİNİN AÇIKÇA DEKLARE EDİLMESİDİR.
Bu yapılmadığı müddetçe herkes bilmelidir ki haklar, birileri istemediği, birileri aksine yorum
yaptığı için ortadan kalkacak, sadece kâğıt üstünde var olan kavramlar değildir.
Anayasa Mahkemesi Anayasa'da değişiklik yapan 42. maddeyi iptal etse de halen Anayasa
da“Kimse eğitim öğretim hakkından yoksun bırakılamaz” ifadesi yer almaktadır. Halen, “
Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.” İfadesi Anayasa'nın 13.
maddesinde yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi kabul etmek istemese de “Ancak kanunla”
ifadesi genelge ya da yargı kararı ile hakların kısıtlanamayacağını göstermektedir.
Bu durumda kendilerini her şeyden üstün gören pervasızca başkalarının haklarını hiçe
sayanlar bilmelidirler ki, kim ne tarz bir yorum yaparsa yapsın başörtülü kadınların
yükseköğretim kurumlarına alınmaması halen hem ulusal hem uluslararası hukuka aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi çözümün değil sorunun bir parçası olmaya devam etse de bu üstü
örtülemez bir gerçektir. Türkiye'de başörtülü kadınlar yaşamaya devam ettiği müddetçe,
yasak eninde sonunda kalkacaktır. O güne dek bu utancı kaldırmak bütün herkesin görevidir.
Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği(AKDER)
Adres : Millet Cd. N: 21/1 Hale Apt. K: 5 D: 7 Aksaray / İstanbul
Tel: 0 (212) 529 04 56 Faks/Tel : 0 (212) 589 85 85 E-posta: akderdernegi@yahoo.com Web : www.ak-der.org